Okunma Sayısı : 194  |
Beğenilme : 42 |
YouTube'a yine yasak.
Daha öncede çeşitli gerekçelerle erişimin engellendiği YouTube adlı video paylaşım sitesine erişim yeniden engellendi. Ankara Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral'ın, Atatürk’e hakaret edildiğini gerekçe göstererek Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurusu sonucu Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi, youtube.com sitesine erişimin engellenmesine karar verdi.
Türkiye'de komik şeyler oluyor.
İnsanlar youtube türü sitelere neden girer? Videolarını yayınlamak için. Neden video yayınlarlar insanlar izlesin diye.
İnsanlar izledikçe ne olur?
Yayınlanan videonun içeriği hakkında insanlar bilgi sahibi olur.
Demek ki yayınların hiç olmazsa bir kısmı eğlence için yayınlanırken bir kısmı, özellikle propoganda içerikli olanlar konu hakkında bilgisi olmayanları bir kanı edinmeleri konusunda etkiler.
Peki kimi?
Tabii ki hedeflenmiş kitleyi.
Şimdi soruyorum.
Bu tür sitelerde yayınlanan Atatürk ve Türkiye karşıtı yazılar, videolar, fotoğraflar Türk insanını etkilemek içinmidir?
Eğer böyleyse etkileyebilir mi?
Böyle düşünecek olursak insanımızın hem Atatürk hem de Türkiye aleyhtarı bu girişimler ve soytarılıklar karşısında aciz olduğunu, bilgisiz ve cahil olduğunu kabul etmemiz ve bundan korkmamız gerekir.
Dolayısıyla yapılması gereken, bu tür siteleri engellemek, aklı fikri olmayan zavallı insanımızı birkaç akıllının güvenli akıllarına teslim etmektir. Böylece insanlarımızın düşünmeleri gereken şeyleri, nasıl anlatmışsak öyle bilmelerini sağlayabiliriz.
Peki bu yayınlar propoganda için Türk vatandaşlarını hedef almıyorsa...
O zaman siz burda yayınları dilediğiniz kadar engelleyin. Zaten görmesi hedeflenenler bu içerikleri inceliyor olacaklar.
Zaten istenende budur. Türkiye aleyhtarı bir dünya kamuoyu yaratmak. Burda yayınlanan içerikleri bir itiş kakış olarak düşünür,
bir hakaret olarak algılar böyle tepkiler verirsek bu yayınların sahiplerine bol bol fırsat vermiş oluruz.
Bir başka konu daha var ki bu çok daha vahim.
Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türk milletini aciz duruma düşürerek alay konusu haline getirmek.
Burda olan da budur.
Aptal bir halka sahip olan Türkiye, halkının gerçekleri bilmesinden rahatsız oluyor imajı yaratmaya kimsenin hakkı yoktur.
Bugün düşülen durum budur. Ve bunu yapan devletin ta kendisidir.
Peki bu durumda ne olacak?
Dünya'da birçok kurum için Türkiye şu anda zaten ilgi alanı dışında.
Yurt dışında bulunan ve internet kullanıcılarına ödeme araçları sunan bir çok kuruluş, internet üzerinden site ististikleri veren yine bir çok kuruluş ne Türk vatandaşlarına hizmet veriyor ne de Türk Bankalarını muhatap kabul edip ödeme gönderiyor.
Bu nedenle Youtube'un bizi birşeyine taktığını düşünerek onu cezalandırdığımızı varsayıp avunamayız. Türkiye'de hiç kimse, hiçbir kurum, Türk insanının elinden, ülkeyi ve ülke çıkarlarını savunma hakkını alamaz. Türkiye hakkında yapılacak pozitif yayınları gaspedemez.
Geleceği düşünmeden, dünya gerçeklerine gözlerini kapatıp Türk insanını savunmasız bırakacak kanunları çıkaranlar, bu kanunları uygulayanlar Türk insanı karşısında sorumludurlar.
Sonuç:
Türkiye'nin internet politikaları, getirilen yasaklar, sadece Türkiye'nin gelişimine sekte vurma girişimleridir.
Bu girişimlerin, devekuşu gibi başını kuma gömmekten ve kıçını açık bırakmaktan farkı yoktur.
Türkiye'de internet kullanıcıları bilinçlenmekte ve gelişmektedir. Bu yasakları getiren ve uygulayanlar döşeklerinde mışıl mışıl uyurken Türkiye'nin çıkarlarını korumaya çeşitli katkılar sağlayanlar ayaktadır ve gözlerinden uyku damlarken bu işle uğraşmaktadırlar.
Türk vatandaşlarının, çıkarlarımızı koruma, Cumhuriyetimizi muhafaza etme, Atatürk ilkelerini sürdürme konusundaki azimlerini baltalama, önüne set çekme anlamına da gelen bu girimler aynı zamanda Türkiye'nin ve çıkarlarının internet üzerinde müdafaasını da imkansız kılmaktadır.
|
|
|